Video Bar

Loading...

Tuesday, May 22, 2012

I am BACK

New York & San Francisco details will follow!

It was great! cool! fabulous! amazing! yummy! open! sunny! and many more!

Monday, April 30, 2012

New York & San Francisco Here we Come


I start preparing our What To Dos in the big apple and San Francisco! I really like traveling in the States. Can't wait. When I prepare the list, I'll share from here. If you have any MUST do suggestions, please feel free to send me! Nice Sunny Day in Brussels!



Saturday, April 28, 2012

2 friends visiting On Sunday for 10 Hours - What to do

I always search for a well documented advise on what to do when a friend is visiting. I do not really like the traditional tours. I like museums, but if you saw bunch of museums, one point in time you start seeing similar stuff. (Don't get me wrong, it is my thinking). Here was my plan

1) @Brunch @Us
2) Flea market
The flea market at Place du Jeu de Balle




The flea market at Place du Jeu de Balle is in the centre of Brussels and takes place daily. Here you can find everything from junk and antiques to bargain buys and rip-offs.


Place du Grand SABLON
 If you are ready to spend AND if you are an antique lover, then you will love this place!! I heard that this antique market is considered one of Europe's best. Saturday: 9AM -6PM Sunday:9AM-2PM


3) Autoworld
Advice: If you REALLY like automobiles then consider to go, IF NOT dont go :)


4)Chocolate Museum
Dont go there!!!


5) Villo tour in the city!!
I really liked the idea of villo!! It is great and it helps you to discover the hidden places in the city. My friends liked it very much. We were lucky too, weather was great :) I mean nO RAIN.




6) Chez Leon
I know this is one of the traditional restaurant special for Brussels. But it was nice. Do you have any suggestions which can replace Chez Leon? I think it is too much touristic. 








7) Yes, Delirium!! Special for Belgium, Quality is still Good!!, Best place for Beers, Always crowded, Original place.. These are my keywords for Delirium :) Check that out. If you have not already seen it..


6) Gare Centraal!


the end


note: I need to prepare better what to dos in Brussels..





Monday, April 9, 2012

Müziksiz bir yaşam, baharatsız bir çorba gibidir.



Kimileri için müzik çok önemlidir. Müzik, tat katar, motivasyon katar, düşündürür... Aynen baharatsız yemeğe benzer müziksiz yaşam bazıları için.Ben  o kişilerden biriyim. Müzik çalardan dinlediğiniz müzik ve canlı dinledğiniz müzik arasında ise dağlar kadar fark vardır. Neden mi? Çünkü canlı dinlediğiniz müziğin atmosferi bambaşkadır, orada aslında sadece o şarkıyı dinlemezsiniz; sizin dinlediğiniz müziği seven insalarla birlikte şarkıları söylersiniz, canlı performansı izlersiniz.. yani sadece dinlemezsiniz, aynı zamanda izlersiniz. Farklı bir tecrübedir, hem gözlerinize, hem kulaklarınıza! O anı tüm duyularınızla yaşarsınız!
Konser, festival deyince Belçika her türlü zevke göre farklı menü hazırlayan bir ülke. Burada her zaman bir festival, konser bulabilirsiniz. Takip etmek lazım! Her ay  bir dolu festival, konser oluyor. Kimisini öncenden biliyoruz, ve kimisini bilmiyoruz. Rock Werchter desem sanırım bu festivalin çok ünlü bir festival olduğunu bileceksiniz. Bu festival artık o kadar ünlü ki, ünü Avrupa’dan da uzaklara gitmiş durumda.
Avrupa’da rock müzik alanında yapılan en büyük festivaller arasındadır. Belçika’nın Leuven kenti yakınlarında yapılmaktadır. Bilir misiniz bilmem ama festivalin tarihi ta 1974’lu yıllara uzanmaktadır. 2003 yılından beridir de, festival her yıl 4 gün olarak kutlanmaktadır. Yaklaşık 100.000 civarı insan her sene en az 1 günlerini bu festivalde geçirdi, ya siz?
Genel olarak, Festival Haziran’ın son haftasonu ya da Temmuzun ilk haftasonuna denk gelen günlerde düzenleniyor.
İlgilenenler için bir kaç pratik bilgi
Festival bu sene 28 Haziran – 1 Temmuz arası gerçekleşecek.
Yer:Werchter kentinde, Leuven’e 15 km, Brüksel’e 30 km. Bir çok ulaşım aracıyla gidibilirsiniz, ama yetkililer toplu taşımın kullanılması yönünde müzik severleri bilgilendiriyorlar. Leuven tren istasyonundan özel otobüsler ile konser alanına gidebilirsiniz.
Bilet almayı düşünüyorsunuz, erken davranmanızı öneririm.
Bilet fiyatları: dilerseniz 4 günlük alabilirsiniz (195euro)*, ya da birer günlük bilet alabilirsiniz (79euro), kamp alanı (18-25euro), yeme içme kuponu (şu anda alırsanız 2.4euro/her biri için)
Tabi bilet almandan kimlerin geldiğini bilmekte fayda var.. Müzisyenlerden bazıları ise:
28 Haziran: The Cure, Gossip, Blink 182, Within Temptation, Selah Sue, Garbage...
29 Haziran:  Pearl Jam, Katy B, Gossip..
30 Haziran: Editors, Incubus, Agnes Obel..
1 Temmuz: Snow Patrol, Red Hot Chilli Peppers, James Morrison...
*4 günlük kombine biletlerin hepsi ne yazıkki satılmış.



Sunday, April 1, 2012

Suggestions!

On Friday we went to a really cool tapas place. It was really tasty, I should admit it was the best tapas places I recently tried in Brussels. Here are the details! Actually I liked the place, because atmosphere, food, people was GOOD!


Then we went to delirium, for the ones don't know click Delirium. Délirium Café is a bar in Brussels, Belgium, known for its long beer list, standing at 2,004 different brands in January 2004 as recorded in the The Guinness Book of Records.  Woow right, I don't know but I'm not a fan of beer. 

If you like to sing & listen, we went to Karaoke Bar Sablon! It is really petit, but  somehow we managed to enter inside with our gang :) Our song was Guns N Roses - Sweet Child O'mine!

Then, we finalized Friday night at the best very best Turkish meat ball place EMİRDAĞ KÖFTECİ!! I strongly recommend there, go and eat there, you'll agree with me!






Tuesday, March 27, 2012

Nevraya Gelsin

2 yıl içinde hayatlarımız o kadar değiştiki! Aramızdaki bağ değil ama fiziksel uzaklığımız çok arttı! Eskiden işten sonra buluşur ve geyik yapardık. Ne kadar güzel günlermiş onlar, ne kadar özel insanlarlaymışım, mışız.. Şimdi Ayşecik İstanbulda, Nevra ise taa Avusturalyada.

Hep derlerdi, belli bir yaştan sonra arkadaşlık yapmak zor oluyor diye. Aslında bence kolaydı hep! Hep şanşlıyım. Ama Brüksele bu taşınışımda bunu hissettim. Ekocan da İstanbula taşınıyordu.. Bunu ilk defa hayatımda hissettim. Dostluk kurmak zorlaşıyor çünkü eskiden senle bir şeyler paylaşmamış insanlara yakın hissetmek eskisi kadar kolay olmuyor. Ha bir de artık büyüdüğümüz için hayatımız MONOTON!!!! hal öyle olunca 10 yıl önce paylaştıklarımız ve şu anda paylaşabileceklerimiz arasında çok fark oluyor. Ve aslında bizibiz yapan deneyimler, tecrübeler... eskilerden geliyor. Yani o anda tanıdığın insanlarla aslında sen bir başrolu paylaşıyorsun, filmin ismi: Kendimi tanıyorum ve aslında kendim oluyorum..

Maalesef büyüdük ve kendimizi tanıyoruz. Eğlence bitti. Başka eğlenceler bulmak lazım.

not: arkadaş bulmak zor, dost bulmak imkansızlaşıyor!!

nevra daha çok foto ekleyeceğim :)

Sunday, March 25, 2012

again istanbul, never ending istanbul...

Brunch @ AYSE&DORUK with Can, Büşra




SULTANAHMET

MISIR ÇARŞISI - several alternatives for herbs, spices.
what to do as a must: bargain, negotiate, never say "I buy"



GÜLLÜOĞLU - KARAKOY
Best place for suböreği & şöbiyet
hmm yummy ! 



AyseMade Muffins! 





Aşkana Mantı - Ulus
bunu türkçe yazsam da olur, inanılmaz!! 
sinop mantıları gibi. 
ağzınızda eriyecek, daha fazla daha fazla dedirtecek bir şey.
yanında çiğ börek almak ise ŞART :)







Time to say BYE 
Off

Sunday, March 18, 2012

İstanbul

EAT EAT & Discover

İstanbul was again amazing! Non Stop Eating with friendS! If you want compact Istanbul Trip for like 3 days. Here are my suggestions..  

European Side: 
For great & tasty & yummy kebaps Go to Kosebası. I'm starving again! 







Great brunch with great people! 



To be continued. I need to eat something otherwise I cannot post food photos! 


Sunday, January 1, 2012

mutlu yıllar! happy new year!!

It goes too fast! Don't you think so! All of a sudden now we are in another new year, 2012. I hope everyone of you will live a wonderful year!! See you soon!

Monday, December 19, 2011

MUMTAZ Brussels

If you want to eat something different in Brussels, I strongly recommend you to go MUMTAZ. But please keep in mind that, everything that you ordered OR they brought on your table; cost to you! In the beginning we thought that they offered free stuff!! Then we realized that 'they do not have anything for free'. I don't like that kind of hospitality but it worth to try once :)

Here are the details:
Tel. : 02.512.54.27
Chaussée de Wavre 64
1050 BRUSSELS ( IXELLES ) 
http://www.mumtaz.be/ 


I've a small problem with my camera thats why I'll post photos later!




Sunday, December 11, 2011

Artık daha Brüksele özgü şeyler paylaşacağım!

Size buranın ismini şu anda vermek istemiyorum, sizce burası ne restaurantı? Daha önceki bloglarımda buradan bahsettim - bakalım hatırlayacak mısınız? Quizz 101 Starts :)






Saturday, December 3, 2011

Elimizde Aslında Sadece ‘Şu an’ Var



Hızla geçen saniyeler, dakikalar, günler, haftalar ... Aslında hepimiz farkındayız zamanın çok hızlı geçtiğini. Bazen zamanın çok hızlı geçmesini istiyoruz, bazen zamanın çok yavaş geçmesini istiyoruz. Bazı zamanlar da geliyor ki, zamanın durmasını istiyoruz! Biz ne kadar istesek de, elimizde sadece ‘şu an’var, sadece ‘şu an’ bir şeyler yapabiliriz. Sadece ‘şu an’.
Bizler ‘şu an’ların o kadar farkında değiliz ki, bazen yaşadığımız zamanın biran önce geçmesi için o kadar çabalıyoruz ki, bazen zamanımızı o kadar hor kullanıyoruz ki! Unuttuğumuz küçük bir detay var, o da sahip olduğumuz tek şeyin aslında içinde bulunduğumuz ‘şu an’ olduğu. 1 saniye sonrasının bile garantisi yok.
Ne zaman içinde bulunulan yıl bitse, ‘şu an’ların farkına varılır. Hayatımıza yepyeni bomboş bir sayfa açarız. Ve hayat tekrar yeniden başlar. Adı üstünde yepyeni bir yıldır başlayan. Yarıda bırakılmış planlar, umutlar, hayaller yerlerini yepyeni, paketleri daha açılmamış, yeni planlara, hedeflere, umutlara... bırakır. Aslında bence planlar, hedefler yarıda bırakılmamalı, başlandığı ilk günkü heyecanlı ile bıkmadan usanmadan ve vazgeçmeden sonlandırılmalı! Her zaman bir plan, hedef bulup yol almak kolay olmuyor!
İnsanoğlu her zaman yeniyi, hiç başlanmamışı tercih ediyor. Tek bir nedeni olmamalı ama bence en önemli nedenlerinden bir tanesinin: bilinmeyen olduğunu düşünüyorum. Bir bilinmeyenli denklemin içindeysen, hayallerin sonsuzdadır. Hayallerin ile dünyayı en baştan yaratabilirsin! Bilinmeyenin içinde hep bir umut vardır. Zaten o umut insanı hayata daha çok bağlar ve aslında o yüzden hayatımızda yeni bir sayfa açmak bize daha kolay gelir. Eskidense yeni her zaman tercih sebebi olur. Eski hayallerle mi devam etmek gerekir yoksa yeni bir yıl, yenir bir sayfa ve yeni umutlar diyip en baştan başlamak mı? Bu soruların tek doğru bir cevabı yok, her şey size ve olasılıklara bağlı. Zor soruları bir kenara bırakırsak, yeni yıl aynı zamanda ‘Christmas Market’ başlangıcı da demek!
Özellikle Avrupa’da yılbaşı bambaşka kutlanıyor. 1 ay öncesinden ‘Christmas Market’ler kuruluyor ve yılbaşı heyecanı yavaş yavaş başlıyor! O ortama gittiğinizde büyülenmemek elde bile değil, müzikler, insanlar, ışık gösterileri, yemek kokuları, rengarenk hediyelik eşyalar... Bir de unutulmaması gereken ve neredeyse ‘Christmas Market’ler ile özdeşleşmiş ‘Sıcak Şarap’! Eski yılı bırakıp, yepyeni bir yıla o kadar görkemli, eğlenceli, rengarenk  giriyoruz ki, insanın yeni yıla yepyeni planlarla başlaması kaçınılmaz oluyor. Hepinize şimdiden çok mutlu olacağınız, hedeflerinizi gerçekleştireceğiniz ve her şeyden önemlisi ne istediğinizi bilebileceğiniz bir yıl diliyorum! Mutlu, sağlıklı ve planladığınız her şeyi bitirebileceğiniz bir yıl olsun!

Sunday, September 4, 2011

Teknoloji Nedir?

Teknoloji manyağıyım.
Teknolojiyi sonuna kadar kullanmaya çalışırım.
Teknoloji hayatı kolaylaştırır, katma değeri arttırır.
Aslında teknoloji uzun vadede ucuzdur.
Teknoloji olmasa yaşamak çook sıkıcı olabilir.

AMA

Teknoloji ilerledikçe, hayatımızdaki süprizler azalıyor. Bunu seviyor muyum bilmiyorum...
Dün Brüksel'de hava süperdi. güneşliydi. Sıcaktı. İnanılmazdı! Mavi gökyüzü inanılmazdı.
Ta ki!! Bir anda yağmur yağmaya, bir anda hava soğumaya başladığı ana kadar...

Teknoloji sayesinde ŞOK olmadık, çünkü aslında biliyorduk yağacağını.

Demek istediğim, Teknoloj arttıkça, Süpizler azalıyor. VE UMUT AZALIYOR.

Eğer havanın nasıl olacağını bilmeseydik, tamam ilk anda ıslanacaktık. Ama içimizde hep bir umut olacaktı: hava güzel olur diye.

Şimdi bana diyebilirsiniz: neden kullanıyorsun o zaman teknolojiyi diye.. Haklısınız ama öyle bir de hastalıkki BIRAKAMIYORSUNUZ..


Monday, July 25, 2011

Zaman

Aslında yanınızda olup biren olayları görünce insan birden çok farklı düşünmeye başlıyor. Her an & her şey başımıza gelebilir. Lotoyu kazanabiliriz, anahtarı evde unutabiliriz, depremi yaşayabiliriz, ... yani her şey. Bazen hayat tam anlamıyla bir yıldız kayması gibi... Şanslıysanız yıldızınız kaymayabilir... Sonraki saniye hayat yeniden başlar ve şans & risk tekrar başlar. Bu sanki bir 'kısı döngü'. 

Bazen başınıza gelenler için mutsuz olursunuz ama oysaki aslında her şeyin daha kötüsü olabilir. Olayları avantajınıza dönüştürebilmek ise bence bir başarıdır. Aslında her durumdan inanılmaz bir fırsat yakalayabilirsiniz. Bu aralar insanların hangi durumlarda neler başardıklarını okuyorum da, gerçekten çok etkilendim...

Uzun zaman oldu yazmayalı. Her gün yazmak gerçekten zormuş :) Yazabilenleri kutluyorum. Her gün hayatımda çok farklı şeyler de olmuyor. Ama bence her günü farklı yapmak gerekiyor, bir şekilde...

Brükselde hava çok feci
Ghent te 10 gün süren bir müzik festivali vardı, sanırım güzelmiş :)
Belçika için tren ile gidiş-dönüş yapmak süper düper ve ekonomik :) 9 euro sanırımm
süper bir balık tarifi öğrendim, yakında paylaşacağım.

şimdilik size esenlikler..



Sunday, June 19, 2011

Belçika'daki ODTÜlüler beni duyan var mı?

Aloo!!

Sunday, June 12, 2011

UMUT

Umudun yoksa yaşayamazsın,
Umudun yoksa nefes almak zor gelir,
Umudun yoksa her şeyi göze alırsın,
Umudun yoksa PES EDERSİN.

Ne olursa olsun, Türk Gençliği pes edemez.
İmkansızı başarmıştı Atatürk ve bir gün biz de yapacağız.
Öğrenecek ve alacak çok yolumuz var.

Sonunda Türkiye kazansın, Türkiye satılmasın
Herkes mutlu olsun ve barış içinde olalım...

yavaş ve derinden ama bir gün
ama bir gün

Türkiye

Hayatımın sonuna kadar adil & dürüst & aydınlık insanları çok sevdim. Canları pahasına ülkeleri için savaşan yürekli insanlar için keşke bir şey yapabilsem. Bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama YETMEZ. Bugün çok önemli bir dönüm noktası Türkiye için. Adaletli olan kazansın.

Thursday, June 9, 2011

MAC'e Alışamamak (Steve Jobs)

Sanırım Apple markasını sevmeyen yoktur. Estetik ve yaratıcı bir marka Apple her alanda.
Bence hatta en yaratıcı marka.


Apple = Steve Jobs demek bence. Hayata bakışını izleyince adama olan hayranlığım daha da çok arttı. İnanılmazı başarmak aslında çok zor değil! Uzun ama izlemenizi öneririm. Asla umudunu kaybetme ve savaşmaya devam et: ve asla pes etme!

Hayata çok farklı bakabileceğiniz bir video! Adama gene hayran kaldım ya!! Süpersin!!! Hem de çook!


Yazdıklarım ve başlık çok alakasız.

Bazı Ritimler Sizi Kendinize Getirir.

Abim sayesinde ROCK  müziği keşfettim. Aslında hayatta çoğu şey, çoğu güzel şeyi abim sayesinde keşfettim. Çok sağol :) Yoksa Burak Kut dinliyordum yani :)
Onlardan birisi de Pink Floyd. "Coming Back To Life" bu şarkı beni hep mutlu eder :)

Wednesday, June 8, 2011

Paris'te Yorulmak

Paris'e gitmeden:
1. Tatil günü gitmeyin.
2. Yazın sakın gitmeyin. Çok sıcak, çok yürümek zorundasınız!!
3. Sakın turistik yerlerden yemek yemeyin! çok feci.
4. Paris'te müzeleri gezmek için indirimli günlük kartlardan alın. Ucuza geliyor :)
5. Asterix parkına gitmeyin! 40 euro ve pek de bir şey yok. Disney is the best.









Saturday, May 28, 2011

JAZZ Başlasın

27 28 29 Mayız Brüksel'de Jazz 
Brükseldeyseniz ve jazz seviyorsanız ve azıcık soğukta dışarda da durabiliyorsanız işte size jazz festivali

detaylar için: http://www.brusselsjazzmarathon.be/

Wednesday, May 25, 2011

Brussels Jobs / Beligum Jobs / Brükselde İş bulmak / Jobs in Brussels

I will soon share with you very good list & links on this issue. Or Send me your mail address, I will send you the list in excel? Why I am doing this? Actually, I promised myself to share:)

Bu konu hakkında süper bir dokuman paylaşıyor olacağım, çok yakında! Ya da isterseniz, mail adresinizi yollayın, ben de size exceli atarım. Neden mi yapıyorum, çünkü adak adamıştım :)

Tuesday, May 24, 2011

Lounge Music Online

Bilmem sever misiniz, ben lounge music dinlemeyi çok severim. Hem rahatlatıyor, hem de başka bir şey ile uğraşırken size iyi arkadaşlık ediyor. Elimde bir koleksiyon var fakat daha çok farklı müzik dinlemek istiyorum.. Ve şu adresi buldum, çok güzel müzik çalıyor.. Özellikle: CHILLOUT IBIZA FM

Tıklayın ve Dinleyin!

Monday, May 23, 2011

Kahvaltı Denince Akla, Ne gelir?

Peynirsiz Bir Kahvaltı Düşünebiliyor Musunuz?  Sucuk, yumurta, peynir, tereyağı, reçeller, domatez, salatalık... Yemek kültürümüzde kahvaltının yeri de başkadır, önemi de. Kahvaltıda sunulan yiyecekler de kültürden kültüre farklılık gösterir. Bazı insanlar için kahvaltıda peynir yemek, çok alışılmamış gelir, bazıları için peynirsiz bir kahvaltı düşünülemez. Bazılarının kahvaltılarında daha yoğun olarak şekerli gıdalar bulunur, bazılarında tuzlu gıdalar. Mesela: 

İngiltere: “Brunch”kültürünü hayatımıza sokanlar İngilizlerdir. Kahvaltıları: tereyağlı yumurta, kızartılmış mantar, bacon(domuz pastırması),  domuz sosisi, kızartılmış domates, kızarılmış fasulye ve kızartılmış ekmekleri içerir. Yanında da sütlü çay ya da kremalı çay içerler.  

Çin: Uzakdoğu ülkelerinde bizim gibi bir kahvaltı kültürü bulunmamaktadır. Onlar için kahvaltı herhangi bir öğün gibi düşünülür. Öğlen ya da akşam yedikleri yemeklerden hiçbir farkı yoktur. En çok tüketilen yiyecekleri: buharda pişmiş pilav ve yanında et, tavuk, noodle(çin eriştesi), balık ve kızarmış çin mantısı bulunur. 

Fransa: Fransızlar peynire çok düşkün bir millet olsa da, kahvaltılarında peyniri görmek pek mümkün değildir. Fransızların günlük  kahvaltısı oldukça basittir: tereyağlı veya reçelli kruvasan yanında da sıcak çikolata. Ancak Fransızlar için Pazar günü kahvaltıları çok önemlidir. Pazar günleri kahvaltılarında krep ve tarçınlı tostu sofralarında görebilirsiniz.   
  

Tuesday, May 17, 2011

Havalar ne kadar güzel değil mi?

Çok şey yazmak istiyorum ama şu anda o enerjiyi kendimde bulamıyorum.
Blog dünyası benden hemen vaz geçmeyin!
Yakında süper konularla karşınıza çıkacağım :)
Ama bu aralar kafam çok çook çoook fazla dolu, gereksiz bir yere.
aysegul

Thursday, May 12, 2011

ODTÜ BAHAR ŞENLİKLERİ 2011

Evet ODTÜye geldik bahar şenlikleri için ve evet çok yağmurlu.
Hayalini kurduğumuz şekilde olmadı maalesef :(Dün Ayse, ozan, ben HOCAMda yedik dev gibi bir tabak.
Ama ODTÜ gene bana enerji verdi ve gene çok özlediğimi farkettim. Bir insan okulunu bu kadar çok sevebilir mi ya?
Ben ve arkadaşlarım böyleyiz:)
Ay çok özledimm herkesleri!! Ama IPHONE um olduğu için artık iletişimimiz çok rahatladı.
Bugün Hacettepede Şebnem var fakat, sanırım yalan olacak gene yağmur yağacak giiibiii..


Wednesday, May 4, 2011

Brükselde Yemek Aktivitesi ve Kahvaltı Müzesi


Sucuk, yumurta, peynir, tereyağı, reçeller, domatez, salatalık... Yemek kültürümüzde de kahvaltı yeri de başkadır, önemi de.

Bazen insan kültüründen uzak bir yere gittiğinde aradığını bulmayınca kahvaltı öğününü atlayabiliyor. Yurtdışında yaşarken daha çok anlıyorsunuz, yabancılar bizdeki olmazsa olmaz peynir olayımızı kahvaltıda anlamıyorlar!! Neden!! Çok garip. Peynirsiz bir kahvaltı düşünemiyorum. Oysa onlar için Penir akşamları yenilmeli, bu nedenle onlarda benim kahvaltıda peynir tüketmemi anlamıyorlar. İtalyan arkadaşlarımın yaptığı makarnaya yoğurt karıştırınca, yüzlerindeki tepkiyi görmelisiniz! Bunun gibi farklı farklı örnekleri eminim hepimiz yaşamışızdır.



Oysa aslında bizi biz yapan değerler, gelenekler, kültürler bizi farklı kılıyor. Eğer ben başka bir çoğrafyada doğsaydım, bugün bana çok garip şeyler aslında normal olacaklardı, ya da tam tersi. Kahvaltı, giyim tarzı, şarkılarımız, alışkanlıklarımız.. hep birbirinden farklı. Belki de bu nedenle farklı kültürlerin buluştuğu Brüksel’de bambaşka renkler var. Sadece siyah-beyaz yok; burada aradaki renkleri de görebiliyorsunuz. Bambaşka insanlar, alışkanlıklar..

Evere’de bulunan Musée Bruxellois Du Moulin Et De L’alimentation’de kahvaltının tarihine farklı bir yolculuk yapabilirsiniz. Farklı ülkelerin kahvaltı anlayışlarını keşfedebilir, ne gibi ürünler kullandıklarını görebilir, dilerseniz belli günlerde yapılan Japon-Hawai-Meksika.. ülkelerinde yaşayanların kahvaltılarının tadına bakabilirsiniz. 31 Ağustos’a kadar açık kalacak olan sergi 3 Euro karşılığında, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri saat 10.30 – 17.30, Cumartesi ve Pazar günleri ise saat 13.00 -17.00 arasında gezebilirsiniz.

Wednesday, April 20, 2011

Yemek yemek, Yemek yapmak inanılmaz!!!

Beni tanıyanlar bilir, yemeği de çok severim; yapmayı da. Değişik şeyleri denemeyi çok seviyorum. Mesela bugün bunu deneyeceğim. Bence Fransız mutfağı gerçekten baya başarılı. Hem lezzet yönünden, hem de sunum yönünden.
Çok kolay olan crepes denemesi:) Bu adamı takip edin, gerçekten başarılı şeyler yapıyor :)


Thursday, April 7, 2011

Yazamamamın bir nedeni var :)

Merhaba,
Yazamıyorum, aslında hep aklıma ama bu aralar o kadar yoğunum ki! Evet işim yok, ama ben iş yaratma konusunda başarılıyım. Bir şekilde o kadar çok şey yapmam lazım ki, bu arada sadece kendi tatminim için, başkalarına.. Mesela AB projelerini araştırıyorum şu anda. Yazmam lazım ve hızlı yazmam lazım. Lakin kolay değil. 2 tane TÜBİTAK tarafından kabul almış projem var. Aslında bakarsanız sadece bu kadar. Bakalım. Elbet kolaydır :) Olumlu enerji, Olumlu sonuç. Moral bozmak yok!!

Monday, March 28, 2011

Döndümm

Türkiye ye gitmiştim!! Her şeyi özlemişim. Ve geri döndüm. Hava çok güzel olduğu için Brükseli de bu aralar çok seviyorum. Bu haftasonuna doğru kuzenim geliyor. Elimde şu anda eğlenceli yazılar yok, sadece bir merhaba diyeyim dedim! :)

Popular Posts

Total Pageviews

Blog Archive

About Me

brüksel, Belgium
odtü, rock, pink floyd, dream theater, nothing is impossible, dreamworks, hep olumlu şeyler, buda, inanç, olasılık, her şey çok güzel olacak, her şeyi yemek istiyorum, her şeyi bilmek istiyorum